Click here for search results
Türkçe
Overview
News & Events
Data & Statistics
Publications & Reports
Development Topics
Projects & Programs
Multimedia
Public Information Center
NGOs and Civil Society
Related Links
Contact World Bank Turkey
Resources For
Youth & Schools
Jobs & Scholarships
Procurement/Tender
E-Subscription
Client Connection

Okul için Cep Harçlığı – Ve Yoksulluktan Kurtulmanın Bir Yolu

Available in: English

Cinar TurkERZURUM, Türkiye – Şubat 2005’te, okur-yazar olmayan 34 yaşındaki üç çocuk annesi Çınar Türk, doğu Anadolu’nun dağlık bir köşesinde yer alan Çamlıyamaç köyünden, en yakın kasaba olan Uzundere’deki küçük bir ofis binasına gitmek üzere minibüse bindi. Burada, bir görevliye bir kâğıt parçası uzattı, adını söyledi ve devletten 120 Yeni Türk Lirası (yaklaşık 90 dolar) aldı.

Bu miktar Türk için mütevazi olmakla birlikte çok şey ifade ediyordu – 12 ila 19 yaşları arasında iki kızı ve 9 yaşındaki oğlunu okula göndermek için hayati önem taşıyan bir yardım eli. “Çocukların okulda küçük düşmüş hissetmemeleri için kalem, ayakkabı ve formalara harcayabileceğimiz bir para bu” diyor muameleyi hatırlayarak. Okuldan yeni dönen, 13 yaşındaki kızı Sarga, elleri düzgün bir şekilde gri pilili eteğinin üzerinde gururla yanında oturuyor.

Yoksullukla başa çıkmak ve yeni nesil için yaşam standartlarını iyileştirmek amacıyla Türk hükümeti, Dünya Bankası tarafından finanse edilen Sosyal Riski Azaltma Projesi kapsamında on binlerce anneye temel çocuk yetiştirme masraflarını karşılamak üzere yardımda bulundu.

Şartlı Nakit Transferi olarak bilinen bu para yardımları, ebeveynlerin çocuklarını okula göndermeleri ya da küçükken aşılarını yaptırmaları şartıyla hanelerin en yoksul yüzde altısına gidiyor. Ekim 2005 itibariyle bu yardım Türkiye’deki en yoksul 1,9 milyon (yaklaşık 10 çocuktan 9’una) çocuğa ulaşmıştır.

lists at the Erzurum FoundationSosyal Riski Azaltma Projesinin başlangıçtaki hedefi, acil yardımlarla, Türkiye’deki 2001 ekonomik krizinin yoksul haneler üzerindeki etkisini yumuşatmak ve gelecekteki benzer risklerle başa çıkma kabiliyetlerini geliştirmekti.

Bu süreç içinde proje, devlet tarafından idare edilen ve artık yoksullara daha iyi bir şekilde ulaşabilen, ihtiyaçlarını daha iyi tespit edebilen ve beklentilerini daha iyi geliştirebilen 931 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından oluşan ağın güçlenmesini sağladı. Daha önce düzensiz aralıklarla yiyecek ve diğer yardımlar dağıtan bu Vakıfların artık bilgisayar destekli bir siteme erişimleri ve açık bir şekilde tanımlanmış bir hedef grupları var.

En yoksullara ulaşmak

Sosyal yardıma, özellikle İstanbul, İzmir ya da Ankara’nın dinamizminden uzak doğu Anadolu’da ciddi boyutlarda ihtiyaç duyuluyor.

Türkiye’nin, arkasında Ermenistan ve Gürcistan’ın yer aldığı Kafkaslara uzanan bu uzak bölgesinde yer alan Erzurum ekonomik göçmenler için bir mıknatıs görevi görüyor, ancak sunabileceği işlerin sayısı son derece az.

Erzurum slum400.000 nüfuslu şehir bir çimento ve bir şeker fabrikası, büyük bir üniversite ve bir kayak tesisi ile övünüyor, ancak il vali yardımcısı Hanlar İdem’e göre nüfusun %40 gibi büyük bir bölümü işsiz.

İlin kuzey kısmında yer alan bir köyde yaşayan Çınar Türk’ün kocası gibi birçok kişi, sadece inşaat alanlarında ya da tarımda mevsimlik işlerde çalışıyor – bu işler ise onları çocuklarının eğitimine yatırım yapmak şöyle dursun, çetin kış şartlarıyla başa çıkmaları için bile hazırlıksız bırakıyor.

Bugün Erzurum Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, bölgedeki yaklaşık 10.000 aileye kömür ve yiyecek ve 1.939 haneye Şartlı Nakit Transferi dağıtıyor. Bu vakfın merkezi bir gecekondu mahallesinin sınırında yer alıyor. 

Ekim ayının ortasında mevsimin ilk karlı gününde, Vakıfta bir sosyal hizmet görevlisi olarak çalışan Haluk İlhan ve mahalle muhtarı Arap Peker, birkaç dakika küçük bir kömür sobasının önüne sokularak dondurucu soğukta düz çatılı kulübelerden oluşan harap bir sokağa dağıtım yapmaya hazırlanıyorlar.

Bu sert koşullara sahip bir bölge,” diye uyarıyor muhtar. “30.000 kişiden belki de %70’i işsiz. Bazıları son derece düşük ücretler ödeyen gri ekonomide çalışıyor. Bazıları ise bedenlerini kullanıyor ve başkaları için bir şeyler taşıyor.”

Sosyal hizmet görevlisi İlhan ekliyor: “Yoksulluk suçu tetikliyor ve okuldaki performansı etkiliyor. Şüphesiz bunların hepsinin temeli eğitimsizlikte yatıyor  – ve eğitim, uzun vadede, tek çözüm.”
Ancak bu bilinenin ifade edilmesi gibi görünse de aslında Türkiye’nin bu yoksul bölgesinde eğitimin önünde yıldırıcı engeller bulunuyor.

Erkek işsizliği, kadın cahilliği – genel sıkıntı

Makbule UlucayMakbule Uluçay bu duruma bir örnek. Elinde bir süpürgeyle çatısına tünemiş 53 yaşındaki dul kadın, aşağıdaki evine sızmadan önce karı temizlemeye çalışıyor. Kürtçe konuşan cahil bir göçmen olan Uluçay’ın sekiz çocuğu var, ancak bunlardan sadece bir erkek çocuğu okula gidiyor.

Bir tanesi askerlik görevini yapıyor, diğeri bulaşık yıkıyor ve “geri kalanları da kız” diyor Uluçay. “Daha önce yardım almış olsaydım kızları da gönderirdim, ama artık yaşları geçti,” diye figan ediyor.

Bitişik evde, bir aile çatıdan sızan suyun mavi plastik bir kovaya damladığı iğne deliği kadar bir oturma odasına doluşmuş. Baba işsiz, anne cahil. Beş çocuktan ikisi zihinsel özürlü. Bir erkek çocuk temel eğitimini tamamlamış ve meslek okuluna devam edecekmiş, ama aile kayıt ücretini karşılayamamış. Sadece lekeli bir pantolon giymiş dağınık saçlı 15 yaşında bir kız çocuğu okula gidiyor.

poor householdAnne geçen yıl Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı'ndan iki kez para almış ve yeni taksidi sabırsızlıkla bekliyor. Sosyal hizmet görevlisi İlhan onu temin ediyor: ödemeler okula devam kayıtları güncellenir güncellenmez yapılacak.

Hangi kapıyı çalarsanız çalın aynı erkek işsizliği, kadın cahilliği ve genel sıkıntı hikâyesini duyacaksınız.

Mahalle muhtarı, kocaların ve babaların kadınlara izin vermemesi nedeniyle 15 yaşın üstündeki kadınlar için açılan okur-yazarlık kurslarının başarılı olmadığından yakınıyor. Şartlı Nakit Transferleri ise kendi yaşadıkları cahillik ve yoksulluk zincirini kırmak isteyen annelere gidiyor.

Bugün daha fazla kız çocuğu okula gidiyor

Aslında, kızların eğitimi için yapılan halk kampanyalarının sonuç vermeye başladığı görülüyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğüne göre 2005 yılında Erzurum’da önceki yıllarla karşılaştırıldığında 1.500 daha fazla kız çocuğu okula kaydolmuş.school girls

Ve yerel okulun yeni boyandığı Çamlıyamaç gibi uzak köylerde, okula giden kızların sayısı erkeklerinkiyle aynı. Çamlıyamaç kaymakamı, son 10 yılda değişen aile tavırlarını Türk hükümetinin halk kampanyalarına, televizyonun etkisine ve artan kültürel bilince bağlıyor.

Dünya Bankası'nın Sosyal Riski Azaltma Projesinin bir parçası olan “Benim Güzel Okulum Projesi” kapsamında okulların iyileştirilmesi için yapılan yatırımlar da meyvesini veriyor.

Cinar Turk's childrenÇamur, ahşap ve döküntüden oluşan bir evde oturan Çınar Türk, kızlarının kendi çaresizliğinden kurtulmalarına yardımcı olmaya kararlı. Sesini tutkulu bir seviyeye yükselterek “yapabildiğim sürece kızlarımı okula göndereceğim” diyor.

Şansımı sonuna kadar zorlayacağım. Okul bizim için olmasa da kızlar için bir çıkış yolu. Kendilerini kurtarmalarına yardımcı olacak.”

 * * *

Şartlı nakit Transferleri 500 milyon $’lık Dünya Bankası kredisi ile desteklenen Sosyal Riski Azaltma Projesinin (2001- 2006) bir parçası olarak gerçekleştiriliyor. 

 




Permanent URL for this page: http://go.worldbank.org/9XHN1OEJW0